BEKTAŞİLİĞİN DOĞUŞU – 1 – hasan safyürek

Kitabın Adı : Bektaşiliğin Doğuşu

Kitabın yazarı : Rıza Yıldırım

Kitap bir yol arkadaşı bana göre, yanınıza aldığınız azık gibi, termosuna doldurduğun çay gibi… bazılarıyla uzun bazılarıysa kısa yol arkadaşı. Öyle alelacele kitap okuyanlardan, kitap okumayı çekirdek ‘’ çitleme ‘’ rahatlık ve hızıyla, suyu bi dikişte içme özensizliği ile aynı minvalde düşünenlerden pek hazzetmiyorum.

Kitap seninle dolaşmalı, hava su kuş her ne varsa sana haz veren göz alıcı, o da kokusundan renginden boyanmalı ve boyamalı. Trende, arabada, kumlar üstünde bir macerası olmalı, yemek masasında veya bir uyuklayanın sinesinde.

Kitap okumanın bir inciticiliği de var şöyle yüreğe dokunan, bir kez birliktelik yaşayacaksınızdır ve ayrılık ufukta görünmektedir. Vedalaşmanın ardından kapılar kapaklar kapanacak, onu her uzaktan gördüğünde bir iç çekişle onunla yaşadıklarını hatırlayacaksındır, hatıraların mahrem kodları üzerinde işlenmiştir, bir müzik notası gibi.

Ondan mıdır bilmiyorum, kitapla olan ilişkisi tek gecelik, okuyup atmalık, sadece tek taraflı onu kullanmalık olan tiplerden pek hazzetmiyorum.

İşte yukarıdaki ismi geçen kitap da benimle uzun bir yolculuk yaptı. Yüzlerce insanla oturdu, onlarca mekan gezdi. Ama bir kere olsun sesini çıkarıp yol arkadaşlığımızdan usangaçlık göstermedi. Yol arkadaşlığı kolay değil elbet ama bu kitap hakkını verdi.

BEKTAŞİLİĞİN DOĞUŞU – iletişim yayınları

Kitaptan bahsetmenin zamanı geldi; Rıza Yıldırım imzası taşıyan kitap İngilizce bir doktora tezinden çevrilme, yanlış anlaşılmasın tez sayın Rıza Yıldırım hocaya ait, çeviri muhtemelen öğrencileriyle yapılmış. Rıza Yıldırım bey, entelektüel kişilik, aydın dünya görüşü ve bilimsel bütüncül bakış açısıyla bir araştırmacı meraklı ve cesur akademisyen. Sonraları tekrar Rıza Yıldırım konusuna geleceğimi düşünüyorum. Kitap tahmin edildiği gibi Alevilikten bahsediyor. 368 sayfadan oluşuyor, bir önceki kitap gibi usandırıcı dipnotlardan ikinci bir kitap çıkmamış ama dipnot zenginliği bu kitapta da görünüyor. Doktora tezi, bahsettim. Bu kitaptan alınması gereken hazzı zayıflatıyor. Kendinizi bazen tez savunmasının karşısındaki akademisyen gruptan zannetme başlıyorsunuz okurken, zorluğu çok. 38 ayrı not çıkarmışım kitaptan. Kendi yol haritama ışık tutacak, bilgi havuzundan kendime uygun gördüğüm. İletişim yayınlarından olması kitabın mizanpaj kapak ve ergonomikliğine bir sempati getirmiş.

Orta çağ Anadolusundaki İslami pratik analizlerinden Hacı Bektaş’a orada Bektaşi Tarikatının kurumsal çatı altında icraatlerine oradan da yasaklı yıllara kadar; analiz, tarihi gerçekler, sentez, varsayım, bir konu hakkında bir çok aykırı görüş ve tarihi gerçeklere vicdanlı bir ayna tutma şeklinde özetleyebileceğim kitap, zaman zaman yorucu gelse de sonunda ağızda minik bir tat bırakan, bence yazarın göz nuru el emeği güzel bir çalışma. Daha önce de bahsetmiştim, oldu belki 30 yıla yakın Alevilik okuyorum. Kendi içimde… bana bahşedilen öz kimliğin babam tarafından olanı anlama çabası Alevilik okumalarım. Anlamaya çalışmak. Alevi bireylerden Aleviliği anlamaya çalışmaktansa, kitap okumaları bana daha kestirme geliyor. 21. Yüzyıl bence en çok yüzyıllardır hatta bazılarının binlerce sene üzerinde taşıdıkları etiketleri yeniden tanımlayacak, ve herkes bundan payını alacak. Etiketlerin bir çoğu atılacak… sayıları yeryüzünde milyonları bulan ve ben aleviyim diyenler de bununla sınav olacak ve oluyorlar da. İşte ben bu okumalarımda, babamdan bana geleni aramaya gidebildiğim kadar geriye gitmeye ve bundan haz duymaya çalışıyorum. Etiket ve gerçeklik konusunda başka zaman devam etmek istiyorum, ayrı ve incitici bir konu bence.

Kitap dokuz bölümden oluşuyor. Ana tema Hacı Bektaş Veli ve ismine atfen devam eden tarikatın çıkışı, ve bu çıkışın üzerine tezler, antitezler, Bektaşilik akımının çıkışı ve akım üzerinden/üzerinde etkili olan karizmatik şahsiyetler. Bir de unutmadan, eğer Alevilik okuyorsanız şuna da peşinen hükmedeceksiniz ki, yaşatılan mağduriyetler var, ve evet bu kitapta da yazarın bazen duygularının feveran ettiğini ve fakat kendini frenlediğini…hissedeceksiniz. Rıza Yıldırım kaliteli bir Alevidir. Yol ve sürek kavramlarının hakkını veren bir Bektaşidir. Yıldırımın kitaplarını okurken bir şeyin daha farkına varıyorsunuz, Osmanlı ve Osmanlının Bektaşi  – Alevi siyaseti. Ayrı bir konu.  Bir sonraki yazımızda alıntılamalar yoluyla yazımıza devam edeceğiz canlar, illa…

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer