Tuhaftır, Fulda’dan Bremen’e doğru katettiğimiz yolu hatırlamıyorum bile. Halbuki iki kişiydik ve yol arkadaşımla bir hayli de sohbet etmiştik. Ama nafile. Aşıkın maşukuna, meğer ki mecazi fülan dahi olsa kavuşma uğruna katettiği yollar demek böyle silinip gidiyor akıldan. Ya aşkın hakikisinde bu durum nasıl olmalıydı! Sadece bir vasıta olan ‘yollar’da takılıp kalmak aşık için akıl kârı mıydı ki! ‘Yol hatırasız’ ulaştık Bremen’e… ondan bahseden ilk tabelayı görür görmez yol arkadaşım heyecan yaptı. Sonra sıklaştı bildiri tabelaları. Vardığımızda tam da tahmin …
Kategori: deneme
Munich’ten çıkmak bir ferahlık sebebi gibi oldu. Kendisini Bremen’den tanıdığım gönüllü işler sultanlığında hizmet veren İ. Beye daha önce geleceğimi ve kendisini hiç olmazsa birkaç saatlik dahi olsun görmek istediğimi belirtmiştim. Meşgul olmasına rağmen, hayrettir ki …
Viyana Hauptbahnof’undan sabah saatlerinde hareket ettik. Öyle sinir bozucu bir dakiklik mevzubahis ki, beni yolculamaya gelen K. Beyle vedalaşmaya, inip şöyle elini yüzünü öpmeye vaktimiz olmadı. Karşılıklı şaşkın bakışmalar arasında trenimiz hareket etti. Neyse ki tren …
Dünyayı sarsan ekonomik krizin ortasında Bronxda dünyaya gelen küçük çocuğun dünya sinemasına böylesi bir katkı sağlayacağı akıllara gelir miydi bilinmez. Fakat Penisillin o yıl icat edilmiş ve Hitler tutuklu olduğu cezaevinden o yıl salıverilmişti. Orta ve …
“Mei Hua”, Profesör Xu Hairong’un yeni yayımlanan uzun bir romanı olup, özdeşleşmiş bir entelektüel romanıdır. Geleneksel bilgi ve hayal dünyamızda, okul, eğitim ve öğretim yuvası olarak, kültürün yoğunlaştığı bir yer olarak kutsal, yüce ve adil bir …
Araç kullanırken insanın yüzünde beliren o anlamsız donukluk ve tuhaf kibir hâli, toplu taşımayı tercih edenlerde neredeyse yok gibidir. Zorunlu olmadıkça araç kullanmanın anlamsız bir şekilde insana insanlığı noktasında pek münasip görmeyenler tarafındayım, tabi o tarafta …
10 binden fazla çalışanı olan, Yeni Güney Galler’i (New South Wales) ama özellikle Sydney ve civarını bir baştan bir başa dairevi hatlarla kuşatmış bir tren ağından bahsediyorum, Sydney Trenleri. Aslında bir kitap kadar konusu olan …
“Eski hâl muhal; ya yeni hâl veya izmihlâl…” düşüncesine sıkı sıkıya bağlı olduğum söylenemez. Ama yeni ‘’hâl’’in kabullenilmesi taraftarıyım. Eskiden diyerek başlayan cümlelerin karşı tarafta ne kadar itici olduğunu da biliyoruz. Ama bu durum eskinin ve …
Mahmur bir vaziyette iş yerine gelmiştim. O gün olağanın dışında yüzlerde bir gerilim nümayandı. Herkes adeta biribirini baştan aşağa süzmeye odaklanmıştı. Çarşamba akşamından kalma ben, mahmurluğumu atacak bir menzil peşindeydim. – ‘Yeşil giyinmemişsiniz’ deyiverdi bir anda …
Increasingly tired of the routine of daily life that presents itself as life. A futile endavour to prove everyone something we have not managed to prove ourselves. Maybe life in general is futile efforts to continuously …
Bremen II ………………………………………………………. Bremen’den Bremen’i yazmak tarifsiz bir keyif… Yaşlıların zindeliği bu coğrafyada hâlâ devam ediyor. Zinde göründüler gözüme. Almanya’da, 80 yaşı erkekler için 70 ise kadınlar için artık yaşlanmanın başladığına ikna olmaya başladıkları yaş olarak …
Bugün derdimle iç geçirince, kahvemden bir yudum aldım. Yani ahım şahım dertler sınıfından olmayabilir benimkisi, kendimce olanından dert. Bana göre’si… Sıcaktan soğuğa doğru, Termodinamiğin ilgili kanununa tıpış tıpış itaat eden kahvem, hararetlenen ben’e bir serpinti oldu. …
BABA! SUBAY NE DEMEK? Bir akşam kızım, yaklaşık 600 sayfadan oluşan kitabı eline aldı. Evirdi çevirdi, meraklı bakışlarla sayfaların arasında gezindi. Uzun süredir elimde gördüğünden olacak herhalde kitaba karşı merakını gizleyememişti. İlk sorusunu sordu : …
Önceki yazıda karınca misali romancılığa minik bir bakışla kendimce olanı aktarmaya çalıştım. Aslında Bediüzzaman’ın enfes yaklaşımını sadece paylaşmış olsaydım, onca kelimeye gerek kalmayacak, sanata ve eserin oluşturulmasına dair fikirlerimi özetle ifade etmiş olacaktım. Muhakemat adlı eserinde; …
