Mahmur bir vaziyette iş yerine gelmiştim. O gün olağanın dışında yüzlerde bir gerilim nümayandı. Herkes adeta biribirini baştan aşağa süzmeye odaklanmıştı. Çarşamba akşamından kalma ben, mahmurluğumu atacak bir menzil peşindeydim. – ‘Yeşil giyinmemişsiniz’ deyiverdi bir anda iş arkadaşım. Her zamanki gibi yine mi bir şey kaçırmıştım. Yaklaşık yedi yıldır çalıştığım bu kurumdan hem de yüzde 99’u ingilizce olan 7392 e-posta almıştım. Okumadığım da 292 e-postam kalmıştı. ‘Yeşil’ emri acaba bu 292 e-mail arasında mıydı! Dedim ya bir şeyler kaçırmıştım yine. …
